Funcom, Age of Conan’ın Rise of the Godslayer adı verilen yeni bir genişleme paketinin çıkartılacağını duyurdu. Eurogamer’da oyunla ilgili ilk izlenimleri paylaştı. Siteye göre oyunun eklentisinde de oyuncu seviye sınırı olan 80 aşılamayacak.
Sony’nin PlayStation 3 için bu sene çıkacak olanlar içinde en çok umut bağladığı oyun hiç süphesiz ki Naughty Dog’un seri oyunu olan TPS tarzındaki Uncharted 2: Among Thieves oyunu. Şuana kadar Uncharted 2: Among Devamını Oku »
Molyneux bu açıklamayı yapalı henüz 2 saat bile olmadı ama bu açıklama GamesCom’a ve oyun piyasasına bomba gibi düştü. Daha öncedende belirttiğimiz gibi Microsoft Konferansın ağır topu olma fırsatını Sony’nin PS3 Slim’ine kaptırmak istemiyordu. Oyüzden onlarda bomba bir Devamını Oku »
Kroganslar geri dönüyor. Evet Mass Effect oynayan arkadaşlarımız ne dediğimizi gayet iyi anlamışlardır. BioWare ve EA GamesCom’da Mass Effect 2 oyununun yeni bir Trailerini piyasaya sürdü. Mass Effect 2 oyununun son Devamını Oku »
Olay yaratan PS3 Slim için hernekadar Microsoft yetkilileri umurumuzda değil, bizi ilgilendirmez şeklinde açıklamalar yapsalarda yinede bir karşı atak içinde oldukları belli. İşte bunun en açık göstergesi, Mr Molyneux Devamını Oku »
Ve sonunda aylardır büyük merak konusu olan PS3 Slim basına tanıtıldı. PS3 Slim’in görüntüleri bazı oyunseverleri memnun ederken bazılarını ise hayal kırıklığına uğrattı. İşte PS3 Slimin görüntüleri. Devamını Oku »
BioWare Star Wars: TOR için şuana kadar gerçekleştirilmiş en iyi ses efektleri ve kalitesi yakıştırmalarını yaparken sanırım şaka yapmıyordu. Çünkü bu oyunda karakterler ilk defa İngilizcenin yanında farklı iki dilde daha konuşabiliyorlar. Devamını Oku »
Sony’nin GamesCom basın sözcüsü Kaz Hirai gün boyunca PS3 Slim’in tanıtılacağı haberini duyurdu. Hirai ” Biz bugün PS3 Slimi tanıtacağız, ve ürünümüz Eylülün ilk haftasından itibaren yetkili satış mağazalarından alınabilecek” şeklinde açıklamalarda bulundu. Devamını Oku »
EA Fifa 10 ‘un demosunun 10 Eylül tarihinde çıkacağı haberi doğrulandı. Fakat bunun dışında başka bilgi verilmemesi oyunseverleri acaba bir aksilik mi var diyede korkuttu. Çünkü EA’in normal de Fifa 10 ‘un demosu Devamını Oku »
Batman: Arkham Asylum’un gösterilen son videosunda Kara Şovalyemizin rakiplerine karşı kullandığı küçük ama etkileyici aletleri tanıtıldı. Batman: Arkham Asylum’un son videosunda herbiri tek tek gösterilen aletlerin Devamını Oku »
Son günlerin en çok merak edilen konusu olan Halo filminin yapımcısı kim olacak sorusu en sonunda cevabını buldu. Bizzat Steven Spielberg tarafından yapılan açıklamayla beraber artık Halo filminin yapımcısının Devamını Oku »
Evet bu küçük, lanetli ama bir okadar da sevimli yaratıkların bir araya gelmesiyle oluşmuş bir oyun olan Where the Wild Things oyununun videosu yayınlandı.
Wolfenstein’in çıkmasına sayılı günler var. Artık oyunla ilgili hemen hemen bilinmedik hiç birşey kalmadı. Oyunun yapımcıları her ayrıntıyı oyunseverlerle paylaştı ama biz yinede son bir tekrar ve son bir video paylaşımı Devamını Oku »
Microsoft yetkililerince yapılan açıklamaya göre Sony’nin GamesCon’da tanıtacağı PS3′ün kendilerini etkilemeyeceğini ve bu yüzden Xbox 360′ta herhangi bir indirime Devamını Oku »
PC *Code of Honor 3: Desperate Measures, *Raven Squad: Operation Hidden Dagger, *Tales of Monkey Island - Chapter 2: The Siege of Spinner Cay (Digital Distribution), *War Leaders: Clash of Nations, *Wolfenstein
Major Nellson adlı sitenin yaptığı açıklamaya göre Xbox 360 Dahsborad güncellemesi şu anda Xbox Live kullanıcılarına açılmış bulunuyor. Live’ı açtığınız anda Devamını Oku »
Prison Break Yeni Ekran Görüntüleri.. 2 yılı aşkın süredir çekimleri aralıksız süren dizi şimdi oyun haline gelmeye hazırlanıyor.8 Eylül’de çıkacak olan oyun gizlilik ve casusluk öğelerini barındırıyor.Yayınlanan ekran
Yapımcılar üzerinde anlaştı ve mutlu son: Prison Break oyun oluyor. Oyunda da yine amaç hapishanelere girmek çıkmak olacak diyebiliriz. Çünkü yapılan açıklamada oyunun konusunun Prison Break filminin konusuyla paralellik göstereceği yönünde. Devamını Oku »
Fantezi oyun serisi Blood Bowlun çıkış tarihi açıklandı. PC,PSP ve DS oyun platformları için çıkacak olan oyunun çıkış tarihi 18 Eylül. Blood Bowl da amaç farklı türden canlılarda (insanlar,elfler,vb) Devamını Oku »
Valvenin yapımcılığını yaptığı Left 4 Dead 2 oyununa yeni bir silah eklendi. Katıldığı bir TV programına konuşan oyunun yapımcısı, Left 4 Dead 2 oyununun hayranlarından gelen yogun talebi göz ardı edemeyerek oyuna katana kılıcını Devamını Oku »
Türkiyede ne nekadar satıyor tam olarak belli olmuyor. Nedenini hepimiz biliyoruz ama Japonya da durumlar böyle değil. Bizde orada ki satış miktarlarını sizlere duyuralım dedik. İşte Japonyada ki konsol satışları ve en çok satan oyunlar. Devamını Oku »
“Süper Kahraman” yakıştırması şuana kadar Batman, Superman, örümcek adam, Hulk gibi karakterler için yapılmış bir yakıştırmadır. Prototype oyununun kahramanı Alex Mercer içinse bu yakıştırmayı kullanmak emin olun oyun yapımcılarına büyük bir hakaret olur. Neden mi? Çünkü oyun dünyası daha önce böylesine güçlü, böylesine yetenekli, böylesine durdurulması imkânsız bir kahramanı hiç görmedi. Bilmem sizlerde düşündünüz mü, ben küçükken hep örümcek adam mı yener yoksa batman mı? Yoksa Superman hepsini yener mi? Diye düşünmüşümdür. Ama Alex Mercer’ı gördükten, o karakteri yönettikten sonra aklımda ki bütün sorular uçtu gitti. Hani hatırlar mısınız Alex’in (Diyarbakır kalecisiydi sanırım) Şenol’a attığı golden sonra kaleci Şenol’un golle ilgili bir açıklaması vardı. “O golü, kalede 4 Şenol 3 Rüştü olsa tutamaz” demişti. Ben olayı Şenol’dan biraz daha abartıp Alex Mercer’i 4 Batman, 3 Örümcek Adam, 2 Superman olsa yenemez diyorum. Bakalım sizlerde benimle aynı fikirde olacak mısınız? Devamını Oku »
İnternet ortamında Türkiye'nin "oyun küpü" olarak tanımlanan Global Game Center tarafından 31 Mayıs 2009'da Türkiye'deki lansmanı yapılan ücretsiz ve Türkçe online oyun Karahan, açıldığı ilk günde rekor kırdı.
Dünyanın en büyük online oyun yayıncılarından olan True Games'den oyun tutkunlarını kendisine hayran bırakacakyepyeni bir isim geliyor: "WARRIOR EPIC".
Haftada sadece birkaç saat online kalarak bile oyunun güncel bir kullanıcısı olmayı başarabileceğiniz yepyeni bir formatta hazırlanan WARRIOR EPIC, MMO (massively multiplayer online) oyun keyfinizi adeta ikiye katlayacak. 20 Mart'tan itibaren www.warriorepic.com adresinden Beta versiyonuyla oynanabilecek ve Türkçe dil seçeneğine de sahip olacak olan WARRIOR EPIC, MMORPG (massively multiplayer online role playing game) oyunların tutkunlarına maksimum oyun keyfi sunmak için özel olarak hazırlandı. Büyük beğeni kazanacağı şimdiden öngörülebilen WARRIOR EPIC, sadece bu oyuna özgü olan "Ruh Sistemi" gibi yenilikleriyle de çok konuşulacak.
Birincisi 2007 yılının Mayıs ayında, ikinsi ise aynı yılın Aralık ayında gerçekleşen ve Türkiye'nin en büyük oyun festivali olan Intel GameX'in üçüncüsü, 20 Kasım 2008 tarihinde, büyülü kapılarını oyunseverlere açacak.
Dünyanın En iyi futbol oyunlarından biri olarak bilinen Pro Evolution Soccer 2009 Lansmanın dün akşam İstanbul Tenis Kulübünde yapıldı. 20:00 / 24:00 saatleri arasında yapılan Lansmana, Fenerbahçeli genç futbolcu Can Ara ve Beşiktaşlı yıldız oyuncu İbrahim Toraman katıldı.
28 Haziran 2008'de başlayan ve 14 Eylül Pazar günü finali yapılan 2008 yazının en sıcak etkinliği Sapphire Summer Games sona erdi.
Etkinliğin planlayıcısı ve ana sponsoru, ATI tabanlı ekran kartlarının 1 numaralı üreticisi olan Sapphire Technology, iş ortakları AMD, Logitech, Zyxell, Nova ve Aral ın da katkılarıyla 12 hafta boyunca yüzlerce hediye dağıtarak Türkiye'de de profesyonel ve amatör elektronik eğlence tutkunlarını bir araya topladı.
Istanbul, Ankara ve Izmir olmak üzere toplam üç farklı şehirde yapılan etkinlik www.sapphiresg.net internet sitesi ile tüm yurt genelinde de takip edildi.
Etkinliğin 10 hafta süren Lan Party kısmında her hafta farklı bir tema işlendi. Bu haftaların birincileri Sapphire'den HD3650 ekran kartı, Logitech'den Gamepad ve Zyxell'den USB Wifi istemci kazandılar. Bunun yanında onlarca Sapphire T-Shirt'ü, bardak, şapka, orijinal oyunlar hediye olarak dağıtıldı.
Etkinliğin profesyonel turnuva olarak geçen son 2 haftalık kısmında ise Counter Strike oyununda dereceye giren takımlar ve kazandıkları ödüller ise şöyleydi;
Birinci olan Dark Passage Ekibinin her üyesi Sapphire HD4870 Ekran Kartı ve Nova Oyuncu Mouse Pad
İkinci olan United Gamers ekibinin her üyesi Sapphire HD4850 Ekran kartı ve Nova Oyuncu Mouse Pad
Üçüncü olan GNT ekibinin her üyesi Logitech G5 mouse ve Nova Oyuncu Mouse Pad
Başlangıç aşamasında bu kadar yoğun bir ilgi beklemediklerini açıkça belirten ve katılımdan oldukça memnun olduğunu söyleyen Sapphire Technology yetkilileri şunları söyledi;
"Fiyat rekabetinin oldukça çetin olduğu ülkemiz pazarında ürün kalitesinden ödün vermeden uygun fiyatları ile öne çıkmayı başarmış Sapphire markasının Türk elektronik eğlence sektörüne yatırımları devam edecektir. Etkinliğe iştirak eden ve destekleyen herkese teşekkür ediyoruz."
Ayrıntılı bilgi ve detaylı resimler için www.sapphiresg.net adresini ziyaret edebilirsiniz.
<_script />
window.RokSlideshowPath = '';
window.addEvent('load', function(){
var imgs = [];
imgs.push({
file: 'pcnetblog.jpg',
title: 'PCnet Blog açıldı',
desc: 'PCnet editörleri teknolojik yorumlarını ve günlük notlarını PCnet Blog'da paylaşıyor.',
url: 'http://www.pcnet.com.tr/blog/'
});
imgs.push({
file: 'oyunseti.jpg',
title: 'Bu set oyuncuları çıldırtacak!',
desc: 'Logitech'in oyun meraklıları için geliştirdiği bu set ıslık çaldırtıyor.',
url: 'http://www.pcnet.com.tr/yeni-urun/736-bu-set-oyunculari-cildirtacak'
});
imgs.push({
file: 'onlineisletimsistemi.jpg',
title: 'Online işletim sistemleri',
desc: 'Bilgisayar deneyiminizde farklı alternatiflerle renklendirmek ister misiniz?',
url: 'http://pcnet.com.tr/makaleler-mainmenu-29/ternet-mainmenu-30/734-online-isletim-sistemleri'
});
imgs.push({
file: 'googlearama.jpg',
title: 'Google'da ayrıntılı arama',
desc: 'Aramanızın etkisini artıracak yöntemler ve püf noktaları bu makalede.',
url: 'http://pcnet.com.tr/makaleler-mainmenu-29/ternet-mainmenu-30/733-googleda-ayrintili-arama'
});
imgs.push({
file: 'mobileisletim.jpg',
title: 'Mobil işletim sistemleri çarpışıyor',
desc: 'Mobil işletim sistemleri pazarındaki rekabet bilgisayardakinden farklı olacak gibi görünüyor.',
url: 'http://pcnet.com.tr/makaleler-mainmenu-29/yaz-mainmenu-33/732-mobil-isletim-sistemleri-carpisiyor'
});
var myshow = new Slideshow('slideshow', {
type: 'fade',
showTitleCaption: 1,
captionHeight: 45,
width: 420,
height: 200,
pan: 50,
zoom: 50,
loadingDiv: 0,
resize: true,
duration: [2000, 9000],
transition: Fx.Transitions.Expo.easeOut,
images: imgs,
path: '/images/slayt/'
});
myshow.caps.h2.setStyles({
color: '#fff',
fontSize: '13px'
});
myshow.caps.p.setStyles({
color: '#ccc',
fontSize: '11px'
});
});
<_script />
Benimsayfam ile özel bir yaşam alanı Türkiye'nin en çok ziyaret edilen haber portalı hurriyet.com.tr'de "Benimsayfam" servisi sayesinde kullanıcılar içeriğini tamamen ken...
Altın geleceğe doğruMedya depolama uzmanı Verbatim, şirketin 40. yılı vesilesiyle sınırlı sayıda üretilen altın sarısı taşınabilir harici sabit di...
Lig TV canlı olarak Superonline'da"Superonline Fiber İnternet" aboneleri ‘Superplay' ile Lig TV'de yayınlanan maçları ve programları, fiber internetin hızı sayesinde...
"Özgür" e-ticaret sitesi Kısa bir süre önce 2009 sürümünü duyuran ulusal işletim sistemi Pardus ve özgür yazılım araçları, her geçen gün daha fazla k...
Kablo yok tekerlek yok, dert yok tasa yokGenius'ın özellikle dizüstü bilgisayar sahiplerini düşünerek tasarladığı Traveler T925 Laser, dünyanın ilk kablosuz dokunmatik k...
Nokia N97 Türkiye'deİnternet deneyimini kişiselleştiren, 3G bağlantı olanağı ve ön kamerasıyla görüntülü konuşturan Nokia N97 mobil bilgisayar, 12...
ASUS'tan yeni anakart serisiDünyanın lider anakart üreticisi ASUS, performans ve güvenirlikte en iyisini arayan kullanıcılar için Xtreme Design serisini sunuyor....
Hayal gerçek oluyorLG Electronics bir ilke daha imza attı ve dünyanın ilk dokunmatik ekranlı ve kol saati şeklindeki 3G telefonunu üretti. Ağustos ayın...
Paragon Software'den konuşan sözlüklerParagon Software Group, Windows XP/Vista/2000 PC kullanıcıları için çokdilli sözlüklerinin SlovoEd 7.0 serisini lanse etti. SlovoEd'...
Traveler 525 LaserMekanik tekerlekleri tarihin tozlu sayfalarına gömen Genius'un yenilikçi OptoWheel teknolojisine sahip olan Traveler 525 Laser fare, alı...
Windows Live Messenger 10 yaşındaTüm dünyada, internet üzerinden sosyal iletişimde bir çığır açan Windows Live Messenger 10. yılına girerken, birbirinden ilgin�...
Gazilere internetten online bağış Türkiye Gaziler Vakfı, internetten bağış yapmak isteyen bağışçıları için yeni On-line Bağış Sistemini hizmete sundu. Gaziler ...
OKI'den Yeni A4 Renkli MFP MC560 OKI'nin yeni çok fonksiyonlu yazıcısı (MFP) MC560 serisi ürünleri yoğun çalışma ortamına sahip küçük/orta boy işyerlerinin ve...
MSN AkTTif ile herkes kıpır kıpır Türkiye'de 24 yaş altı gençler, ülkemizdeki İnternet kullanıcılarının yarısından fazlasını oluşturuyor. Gençlerin ve genç k...
Daha fazla eğlence, daha fazla özgürlükCanon, bugüne kadarki en küçük ve en şık Standard Definition modellerini piyasaya sunarak, video kameralara eğlenceyi geri getiriyor....
Step up your game with our Madden 10 Primer Guide. Check inside for expert strategies, stats for all 32 NFL teams, and a full list of Xbox 360 Achievements and PlayStation 3 Trophies.
When the clown prince of crime takes over Arkham Asylum, only Batman can save the day. Strap on your batsuit and explore the Batman: Arkham Asylum Launch Center!
Eğer pastel renklerle dolu bir dünyada yaşıyorsanız. Konuştuğunuz zaman anlamsız sesler çıkartıyorsanız. Başınıza olmadık işler geliyorsa. Rutin olarak, evinizde yangın çıkıyor, eşyalar bozuluyor, hırsız giriyor ve uykusuzluktan bayılıyorsanız. Zaman hızla akıp gidiyorsa. Çocuk yapmak için öpüşmek yetiyorsa. Kafanızın üzerinde kocaman yeşil bir kristal varsa. Tebrikler siz de bir Sim'siniz. 2000 yılında ilk The Sims piyasaya sürüldüğü zaman, büyük ihtimalle yapımcılar dahil hiç kimse bu oyunun böylesine büyük bir fenomen olacağını bilmiyordu. Daha önce bize Sim City ile simüle olarak şehir yönettiren Will Wright işi bu sefer mikro seviyelere indirmişti. Zaten onun bu mikro seviyede simülasyon merakı Spor ile son haline ulaşmış oldu. The Sims'in arkasındaki başarı, Secret tarzı kitaplara konu olacak cinsten. Ya da ilginç bir film bile çıkabilir. Belki de şu son zamanlar da adı geçen The Sims filmi bu hikayeyi anlatıyordur. Wright'ın huzurlu hayatı 91 yılında başına gelen bir felaketle tamamıyla değişti. O yıl Kaliforniya Oakland�de çıkan büyük yangında birçok insan evlerini ve tüm mal varlıklarını kaybetmişti. Bunlardan birisi de Will Wright'dı, anlaşılan The Sims'de bol bol yangın çıkmasının nedeni bu olaydan kaynaklanıyor. Wright bu trajik durumdan sonra kendine sıfırdan bir hayat kurup, yeni bir eve taşınmak zorunda kalmıştı. Tüm bunları yaparken aklında bir fikir belirdi. Bu fikir yaklaşık on yıl sonra The Sims adını alacaktı ve günümüzün en büyük oyun fenomenlerinden birisi olacaktı. Tabii o yıllarda düşünülürse, günlük yaşamın simüle edilmiş hali hiç çekici değil. Özellikle 90�lı yılların başında bilgisayar oyunları bu kadar popüler değilken ve insanlar makinelere bağlı yaşamıyorken, gerçek hayatım simülasyonuyla ilgili bir proje duyduğunuzu düşünün. Hiç heyecanlanır mıydınız? Zaten hepimizin iyi kötü bir hayatı var ve onunla uğraşıyoruz. Bir de bilgisayar oyunlarında sanal bir yaşam için vakit harcamak mı? Ancak Wright'ın 2000'li yılların insanıyla aynı vizyona sahip olduğunu anlıyoruz. İlk önce 93 yılında Maxis ile birlikte bu oyunu yapmaya çalıştı. Ancak o zaman ki bilgisayar teknolojisinin yetersizliği böyle karmaşık bir programlamayı kaldırmıyordu. 95 yılında Wright fikrini EA Games�e sattı (bu noktada zaten EA köşeyi dönüp günümüzdeki halini aldı diyebiliriz). Project X gibi müthiş yaratıcı ve kinayeden uzak bir isimle yapılmaya başlanan oyun için Will Wright'da PC Magazine dergisine bu konuda ilk demecini vermişti. Yaklaşık 5 yıllık bekleyişten sonra ilk Sims piyasaya çıktı�
Bir tüketim toplumu efsanesi
2000 yılı geldiğinde hepimiz "sanal kıyamet" gerçekleşmediği için çok sevinmiştik. Bu sevincimizle bilgisayarlara daha çok sarılırken, The Sims adlı oyunu da keşfettik. O zaman bilgisayar başında vakit geçiren, kadın, erkek, çocuk, uzaylı, maymun ve türevden varlık bu oyunu en az bir kez denedi. The Sims gerçekten oyun dünyası için bir efsaneydi. O yıllarda internet hala lüks sayılıyordu. Bu yüzden The Sims para şifresi sayesinde birçok dergi müthiş tirajlara ulaştı diyebiliriz. Bir süre sonra bu şifre oyunla birlikte ufak kağıtlara yazılır ve müşterilerin eline tutuşturulur hale gelmişti. Herhalde o yılda internet kullanan herkese bir kez şu şifreye bakması için ricada bulunulmuştur. The Sims kısa bir sürede müthiş bir satış rakamına ulaşırken, üst üste çıkan 7 tane ek paketle birlikte giderek büyüyen bir hal aldı. Ek paketler sayesinde, tatile de çıktık, çapkınlık alemlerine de daldık, süper star olduk herkesi bizi, çılgınca partiler verdik ve hatta büyük bile yaptık. Peki neydi The Sims'i böyle büyük bir çılgınlık yapan şey? Bu aslında ironik şekilde gerçek dünyanın kendisiydi. Hepimizin iyi kötü hayatları var ama kaçımız gerçekten hayallerimizi yaşayabiliyoruz? Kaç kişi hep arzuladığı kişiyle birlikte? Kaçımız, istediğimiz kadar zengin? Kaçımızın evinde hayal ettiği tüm eşyalar var? En önemlisi kaç kişi hayal ettiği görünüme ve eve sahip? İşte The Sims psikologlar için araştırma konusu olacak başarısı da buradan kaynaklanıyor. Çünkü belki uyuşturucu haline gelecek şekilde insanlara hayallerini ve mutluluklarını veriyor. Oyun bunu yaparken daha eğlenceli ve şirin bir dünya sunuyor. En önemlisi karakterlerimiz ne yaşlanıyor ne de ölüyordu. Bu belki de diğer oyunları The Sims kadar efsane olmasını engelleyen en büyük özellik. Kimse yaşlanmak ya da ölmek istemez. Devam oyunları da büyük başarılar elde etti ama The Sims kadar büyük bir fenomen olup bilgisayarla işi olmayanları bile kendini çekme başarısını yakalayamadı�
Özellikle para şifresi sayesinde, herkes hayalindeki eve kavuşabiliyordu. Herkes az da olsa istediği evi tasarlayıp mimar olabiliyordu. Havuzdan, bilardo masasına, sanal gerçeklik cihazından, en lüks eşyalara kadar her şeyi satın almak mümkündü. Gerçek hayatlarında en kötü evde oturan insanla bile, The Sims sayesinde lüksün ve paranın gücünü tattılar. Ancak oyunun en büyük eksikliği bir evin içine tıkalı kalmaktı. Her şeyimiz vardı ama sosyal hayatımız yoktu. Fanların tabiriyle hamster kafesinin içinde yaşamdı bu. Bu eleştirileri dikkate alan yapımcılar The Sims 2'yi 2004 yılında piyasaya sürdü. İlk oyun 2 boyutlu bir grafik motoruna sahipti. Bu sefer olaya üçüncü boyut katıldı. Simlerimizin artık tiplerini daha iyi görebiliyorduk. Ancak ikinci oyun çıkmasıyla birlikte fanlar tarafından pek hoş karşılanmadı. Bu zaten satışlardan da belliydi. 2004 yılında hala The
The Sims 3
Cem Süer 20.06.2009
Üç boyutlu hayat oh ne rahat!
The Sims 2'nin sunduğu en büyük özellikle üç boyutlu grafik motorunun dışında dışarı çıkıp dolaşmaktı. Tabii bu da sınırlı şekildeydi. Artık karakterlerimiz yaşlanıp ölebiliyordu. Çoluk çocuğa karışıyorduk onlar büyüyordu. Karakterin burcunu doğum tarihini seçmek vardı. Meslekler daha da çeşitli olmuştu. Bu oyun zaman olarak ilk The Sims'den 25 yıl sonrasında geçiyordu. Haliyle birçok şey daha da gelişmişti. Oyunda çeşitli mahalleleri seçme şansımız vardı. Simlerimize artık kişilik verebiliyorduk. Bu kişilikler onların davranışlarını da etkiliyordu. Ayrıca sadece insansı karakterler yaratmak zorunda değildik. Renk paleti çok genişti. İstersek kendimize ürkütücü bir aile yaratabiliyorduk. Hatta genişleme paketleriyle birlikte bu ürkütücü tipler daha da arttı. İnsan ilişkileri daha gelişmişti. Oyun insanları sosyal olmaya itiyordu. En önemlisi artık karakterlerimiz ölüyordu. Yaşlılıktan öldükleri gibi, doğal felaketler ve kazalarda onları öldürebiliyordu. Çoluk çocuğa karışıp nesiller boyu yaşıyorlardı. Çevremizdeki insan tipleri daha genişti. Palyaçosundan, rockçısına, enteline, zengini fakiri birçok insanı görebiliyorduk. Sosyal çeşitliliği daha da yaşadık Akrabalarımız bize benziyordu. Kariyer yapma fırsatımız vardı. Ancak The Sims 2'yi zirveye taşıyanlar ek paketleri ve eşya paketleri oldu. Özellikle fanatiklerin kendi eşyalarını tasarlayıp internette yaymasını destekleyen oyun 8 tane ek pakete sahipti. Bu ek paketlerle birlikte oyun, insanlara üniversiteye gitme, hayvan sahibi olma, tatil yapma, kendi dükkanını açma, gibi sayısız özellikler verdi. Giderek oyun daha gerçekçi ve ilgi çekici olmaya başladı. İnatçı The Sims hayranları böylece yavaş yavaş ikinci oyuna geçiş yapmaya başladı. The Sims 2, EA için en önemli para kaynaklarından birisi oldu. Herhalde şirket halkla açılsa bu kadar çok ortak ve kar elde edemezdi�
Bir yanda serinin fanatikleri boş durmadı tabii. Oyunun verdiği özelliklerle sadece aile kurup yaşamadılar. Kendilerini filmler ve diziler çekip bir biriyle paylaştılar. Birçok fan sitesi kuruldu. Özellikle The Sims 2'nin fantastik karakterler içermesi bu tarz hobileri olanlar için çok büyük şanstı. İlk biz yaşam hayallerimizi yaşatıyordu. Şimdi ise her türlü hayalimizi yaşıyorduk. Vampir ya da kurt adam olmak, palyaço olmak gibi özellikler vardı. Artık bu karakter gibi yaşamak birçok oyunun ilgisini çekti. The Sims 2'yi bu kadar kısa anlatmak biraz haksızlık gibi. Ancak bu oyunu derinlemesine işlersem, yazım Sims 3'ten çok ikinci oyun üzerine kurulacak gibi. The Sims 2'nin hala popülerliğini korurken EA kendinden bekleneni yaptı ve üçüncü oyun için kolları sıvadığını söyledi. Ancak fanların endişelendiren bir haberde ortaya çıkmıştı. Will Wright The Sims serisini bırakıp, devrim yaratacağını iddia ettiği, Spore'un çalışmalarına başlamıştı. Fanlar başta olmak üzere birçok eleştirmen ve oyuncu The Sims 3'ün serinin tadını yakalamayacağını düşündü. Yapımcılar tek bir şey için kesin söz vermişlerdi. Artık tam anlamıyla bir sosyal yaşantınız olacak. Mega bir kasabaya sahip olacaksınız. The Sims'in asosyal ortamında devasa kasabaya fikri herkes için hayran verici bir düşünceydi. Ancak The Sims 3 arda arda gelen, ertelemeler ve sıkıntılı bir yapım sürecine sahip olması nedeniyle, bazılarına göre dev bir hayal kırıklığı olacaktı. Özellikle serinin hayranları, bu üst üste gelen erteleme haberlerine çok sinirlendiler. Öyle ya da böyle en sonunda herkesin beklediği The Sims 3 piyasada yerini aldı. Sanırım herkesin yazıda da beklediği şey başlamak üzere. Yani The Sims 3 incelemesi�
Baştan yarat beni
The Sims 3 ülkemizde iki versiyon olarak satılıyor. Bunlardan birisi normal diğeri ise koleksiyon versiyonu. İkisi arasında 20 lira kadar cüzü bir fark var. Koleksiyon versiyonun avantajı içinden 2 gigabaytlık Sim kristali şeklinde bir flash bellek çıkması. Onun dışında özellikle fanları bu versiyon pek memnun etmedi. Normal versiyonda ise en çok ilgi çekici özellik Türkçe kitapçığa sahip olması. Hemen her oyunda bu kitapçık çıkıyor. Ancak bazılar sadece özetin özeti şeklinde. The Sims 3 popülerliğinden olsa gerek çok geniş kapsamlı Türkçe bir kullanım kılavuzu hazırlanmış. Ancak ben her şeyi kendi keşfetmeyi seven bir oyuncu olduğun için kılavuzla ilgilenmedim diyebilirim. Oyun Simce konuşmalar eşliğindeki şirket logolarıyla başlıyor. Daha da sonrada The Sims 3'ün içeriğini gösteren eğlenceli bir video izliyoruz. Ana menü yerine bir karakter ekranı karşımıza çıkıyor. Buradan ilk önce şehrimizi seçiyoruz daha sonra ise karakterimizi yaratmaya başlıyoruz. Oyunun ham hali tek bir şehir seçeneği sunuyor. Ancak orijinal oyun sahipleri internetten ücretsiz Riverview adlı kasabayı indirebilirler. Karakter yaratma ekranında ilk önce simimizin temel özelliklerini beliyoruz. Cinsiyeti, bulunacağı yaş grubu, kilosu ve vücut şekli ayarlanıyor. Artık simlerin burcunu seçmek gibi bir özellik yok. Daha sonra yüze geçiyoruz. Genel olarak tüm sim yüzleri bebeksi ve tatlı. Yüzün genişliği ve şekli, burun yapısı, gözlerin yapısı ve rengi, dudakların yapısı, yüzde olacak çil ve benler seçilebiliyor. Gözlerin kısık ya da iri olacağı, aşağıya mı çekik yukarı mı çekik olacağı, şirin mi bakacağı yoksa hafif alaycı bir bakış mı olacağını ayarlayabiliyoruz. Burunun da büyüklüğünü ve kemikli yapısını ayarlıyoruz. Ayrıca sim için makyajda yapmak mümkün. Garip şekilde erkek karakterlere de makyaj yapılabiliyor. Makyaj gerçekten simin simasını değiştiriyor. Hiç çekici olmayan kadın sim karakterler bile biraz makyajla daha etkileyici hale geliyor. Şunu belirteyim ki; simlerin keskin yüz hatları olmadığı için kendinizin bire bir kopyasını yapmak mümkün değil. Ancak size benzeyen şirin bir kopyanızı yaratabilirsiniz. Bir nevi maskotunuzu yaptığınızı düşünün. Saç ve sakal modellerine gelince. Kadınlar için daha çok saç modeli var, erkekler için biraz az kalmış. Sakallar ise gerçekten az, özellikle kirli sakal Recep İvedik modelinde olmuş. Pek bir yapay duruyor. Saçlarda üç renk seçme imkanı var. Tek renkli bir saç modeli seçebileceğiniz gibi aynı şekilde, bir kısım siyah bir kısım ise açık renklerde seçilebiliyor� Gelelim kıyafet menüsüne. Günlük kıyafet, resmi kıyafet, uyuma kıyafeti, spor yapılırken giyilen kıyafet ve yüzme kıyafetleri seçiliyor. Bunlar içerisinde daha seksi tasarımlar olduğu gibi klasik ve mütevazi şeyler de var. Yine kadınlar için daha fazla bir seçenek sunulmuş. Erkekler için daha çok tarza göre ayrılmış kıyafetler. Yani rock modeli, klasik model, zengin işi şeyler. Pantolonlarda klasik kumaş pantolon olduğu gibi düşük belli pantolonlarda var. İlginç bir ayrıntı olarak pantolonlardaki, eskitme izleri ve yırtıklar belli. Hatta düşük belde boxer iç çamaşırı bile gözüküyor. Kıyafet çeşitliliği çok az duruyor. Ancak desen sistemiyle bunu biraz olsun azaltmışlar. Kıyafetleri, onlarca farklı desen ve renkte tekrar tasarlayabiliyoruz. Mesela istersek bir ceketin yakalarını farklı renkle, kollarını farklı renkte ve gövdeyi farklı renkte yapabiliyoruz. Ya da geniş desen çeşidiyle çok ilginç bir ceket ortaya çıkabiliyor. Alevli uçuk bir tasarımdan, çizgili klasik tasarıma kadar geniş bir seçenek var. Yine geniş sayılabilecek bir ayakkabı seçeneğimiz var. Sanırım artık söylememe gerek yok tabii ki kadınların seçeneği daha fazla. Açık ayakkabılardan daha sert botlara hata tüm bacağı kaplayan çizmelere kadar birçok çeşitleri var. Erkekler ise klasik, spor, bot, terlik ve sanırım oyunun gizli sponsoru Converse'in (reklam yapmayalım lütfen - Emre Acar) ünlü bez ayakkabı modellerine sahip. Özellikle bez ayakkabılar daha fazla. Aksesuar menüsünden, gözlük çeşitleri, saat, bileklik, kolye, küpe gibi şeyler seçmek mümkün. Bunlar da tarz tarz olarak ayarlanmış. Anlaşılan The Sims 3 günümüz tüketim toplumuna en iyi uyumu sağlamış. Erkeklerde küpe takabiliyorlar. Küpe seçenekleri ise sokakta insanlarda gördüğümüzle aynı diyebiliriz. Erkekler daha sert metalci küpeleri taktığı gibi, renkli punkçı küpeleri ya da con con takımının taşlı parlak küpelerinden takabiliyor�
Şimdi sırada oyunu bir nevi RPG havasına sokan Trait ve Lifewish özelliğinde. The Sims 2 de buna benzer şeyler vardı. Ancak yapımcılar işi iyice abartmış olayı biraz RPG'ye çevirmişler. Karakterimizin dünyadaki duruşunu ve karakterini belirleyen geniş bir trait (kişisel özellikler) havuzuna sahibiz. Buradan istediğimizi seçebiliyoruz. Temel olarak, akıl, güç, sosyal ve yaşam tarzı olarak bu traitleri seçebiliyoruz. Bu traitler The Sims 3'te çok önemli. Karakterinizin davranışları ve oyunda yapacakları bu traitlere göre belirleniyor. Kısacası seçtiğimiz bu kişisel özelliklere göre oyun kendini geliştiriyor. Aynı şekilde mesleklerde başarılı olmamızda bunlara bağlı. Mesela cesur karakterler, polislik mesleğinde daha başarılı oluyorlar. Eve hırsız girdi mi ya da bir felaket oldu mu bundan etkilenmiyorlar. Karizmatik insanlar, diğerlerini daha çabuk etkiliyor. Parti manyakları evde durmaktan sıkılıyor sürekli yeni partiler peşinde. Bu tarz temel kişisel özelliklerin dışında, bir de komedi unsuru şeyler de oyuna eklenmiş. Mesela iyi ya da kötü kişiliğe sahip olabiliyoruz. İyi insanlar sürekli huşu içinde, başkalarına yardım edip onlara telkinlerde bulunurken, kötü kişilikli simler başkalarının acılarınızı gördükçe mutlu oluyorlar. Sürekli bir şeytani kahkaha içinde dolaşan bu kötü karakterler, diğer simlerin aralarını bozmak ve onları şeytani komplolarına dahil etmek için telkinde bulunuyor. En komiği ise, uyumak banyo yapmak gibi şeyler tamamıyla değişiyor. Şeytani şekilde uyu, şeytani banyo yap gibi seçenekler çıkıyor. Ama beni gülme krizine sokan olay ise şeytani sim karakterimizi bilgisayar başına oturtunca çıkan, forumlarda trollük yap seçeneği oldu. Kısacası bu traitler sayesinde onlarca bir birinden farklı karakterli sim yaratmak mümkün. Life Wish yani hayat dileği olayı ise oyunun en önemli özelliklerinden birisi. Seçtiğimiz kişisel özelliklere göre hayatta bir amaç belirliyoruz. Mesela şeytani karakter için çıkan bu seçeneklerden bir tanesi suç imparatoru olmaktı. Aynı şekilde simin karakteristik özelliklerine göre, süper star, politikacı, müthiş bir fiziğe sahip olma, hem çok zeki hem de süper bir fiziğe sahip olmak gibi oyuna daha önem katan amaçlarda bulunuyor.
Bu şehrin taşı toprağı altın
Karakter yaratma menüsünden bir aile için istediğimiz kadar sim yaratabiliyoruz. Ekranda karakteri yazarken verdiğimiz soyadı taşıyan bir tablo gözüküyor. Burada yarattığımız simleri, aile bireyleri, akraba ya da ev arkadaşı yapabiliyoruz. Daha sonra ise şehirden istediğimiz evi seçiyoruz. Oyuna yeni eklenen bir özellik olarak evlerin zorluk seviyeleri var. Evin büyüklüğü ve ihtiyacına göre bu zorluk seviyesi artıyor. Kısacası oyun bize baştan bir hayat standarttı koyuyor. Bu evi seçersen en az bu kadar kazanman lazım diye. Anlayacağınız geçim sıkıntısı bizi Sims dünyasında bile buldu. Evleri eşyalı ya da eşyasız seçme imkanımız var. Oyunun bize verdiği başlangıç parasının birçoğu zaten seçtiğimiz ev için gidiyor. En fazla 5 bin sim parası cebimiz kalıyor. The Sims 3'e nihayet adımımızı atıyoruz ve bir anda her şeyin bir farklı olduğunu görüyoruz. Her şey hem eski Sims tarzında hem de daha bir farklı. Birçok oyuncu, oyuna alışmak için ilk önce tek bir karakter yaratmanız gerektiğini söylüyor. Ancak benim tavsiyem ev arkadaşı, akraba ya da sevgili iki kişi yaratın. Çünkü oyun zaten sizi iş bulmak için zorluyor. Ancak The Sims 3 de gerçekten yaşayan bir ortam olduğu için, evde kimse yokken de yaşam gidiyor. Tek kişi olursanız tüm gün boş boş ekrana bakarsınız. Ya da röntgenci gibi şehirde yaşayanları izlersiniz. İki kişi olunca en azından ev içinde yaşama devam etmek mümkün. Oyunda psikolojik bir alt yapıya sahip kendimize verdiğimiz sözler kısmı var. Bir nevi oyun bizi bir şeylere yapmak için zorluyor. Bu sözler daha önce seçtiğimiz kişisel özelliklere göre değişiyor. Bu özellikler sayesinde ilk başta kendimize en uygun işi bulmamız isteniyor. İş bulmak için internet ya da gazeteyi kullanabiliriz. Ya da direk şehirde istediğimiz işin binasına gidip buradan başvuru yapabiliriz. Artık hangi mesleğe girersek girelim, işin mutfağından başlıyoruz. Bilim kariyeri için ilk önce, gidip kobay olmak lazım. Suç imparatoru olmak için işe hırsızlıkla başlamak lazım. Uluslar arası ajan olmak için, polis olmak gerekiyor. Bu şekilde uzuyor liste. Artık iş yeriyle tamamıyla bağlantısız değiliz. Ekranın sol üst köşesinde çıkan menü sayesinde iş yerinde yaptığımız şeyleri yönlendiriyoruz. Ancak bunlar görmeyip hayal ediyoruz. Bir de sağ tarafta çıkan bilgiler sayesinde neler olduğunu öğrenebiliyoruz. Sıkı çalışma, işi boşlama, arkadaşlarla geyik yapma ve patrona yaltaklanma gibi özellikler var. Aynı şekilde bağımsız çalışıp yükselmeyi de hayal edebiliyoruz. Terfi almak için en iyi yöntem patrona yaltaklanmak. Bazen sevgili patronlarımız kendisi için çok önemli olan kitapları bize veriyor. Gel oku bununla ilgili sohbet edelim diyorlar. Eğer bunu yaparsak simimiz hızlı bir terfi alıyor. Patronla arkadaş olup onunla bol iş dışında da görüşerek ilişkinizi geliştirebilirsiniz. Bu da kariyer için iyi bir yöntem. Kısacası The Sims 3'ün kariyer yollar tamamıyla size kalmış. Aynı şekilde ünlü para şifresinde kariyer için iyi bir yöntem. Ancak bu kadar yaşayan bir şehirde para şifresi oyunu sıkıcı bir hale getirebilir� Oyunun en büyük yeniliği olan şehir gerçekten yaşıyor. Hem de bizden bağımsız olarak. İnsanlar bir biriyle tanışıyor, eğlence için piknik yapıyorlar, kavga ediyorlar. Sırf öylesine konulmuş trafik dışında şehir çok gerçekçi. Trafikte ise sorun var arabalar içinizden filan geçebiliyor. Lokantası, sineması, müzesi, okulu ve mezarlığıyla karşımızda gerçek bir şehir var. Peki, bu şehirde neler yapabiliyoruz? Aklımıza gelebilecek her şeyi yapmak mümkün. Canımız mı sıkıldı, şehrin parkına giden etrafı izleyin yeni insanlarla tanışın. Oturun tanımadığınız insanlarla satranç oynadın. Sanki offline bir MMPORG gibi bir sürü yeni insanla tanışma imkanınız var. Yalnız kalmak istiyorsanız gidip, bir gölde balık tutabiliyorsunuz. Balık tutarken arada simler ilginç eşyalar da buluyorlar. Bunlar değerli ya da komik eşyalar oluyor genelde. Tüm gün kitap okuyup kendinizi eğitecek vaktiniz mi yok? Gidin bir kursa yazılın ve yetenekleriniz gelişsin. Tabii, tüm bunlar bayağı pahalı bir ücret karşılığında. Acıkınca pahalı ya da lüks restoranda yeme şansınız var. Yemek yerken bazen komik şeyler yaşanabiliyor. Mesela yemeğin içinden saç filan çıkıyor. Bu durumda ekrana olayı anlatan ve ne yapmamız gerektiğini soran bir ekran geliyor. Buna göre şef garsonda tavrınız beğenip, fazladan yemek ısmarlayacağı gibi sizi kovabiliyor da. Şehirde artık koşmak da mümkün olmuş. Siminiz seçtiğiniz yollarda koşarak spor yapabiliyor. Canınız sıkıldı mı, deniz kenarına gidip, güneşin batışını izleyebiliyorsunuz. Orada mangal yapan diğer şehir sakinlerinin etlerinden araklayıp hayatın keyfini çıkartabiliyorsunuz. Bunların hepsini tek başına yapak da zorunda değilsiniz. Her bina için biriyle birlikte git seçeneği var. Spor salonuna yazılıp vücudunuza şekle sokabileceğiniz gibi, siminiz ağrı çektiğinde masaj salonuna da gidebiliyorsunuz. Bu masaj salonları pahalı olsa da siminiz kendini iyi hissediyor. Ayrıca artık araba ve bisiklet alabildiğimiz için, şehir içinde onlarla dolaşmakta mümkün. Şehir sadece yaşamak için değil eğlenip, ilginç şeyler yapmak için de uygun. Mesela sinemaya gideceksiniz ama filmin başlamasına daha çok var. Şehrin gerçekçi tasarımı sayesinde, hemen biraz üsteki kitapçıya gidip yeni kitaplara bakarak vakit geçirebiliyorsunuz. Ya da markete gidip alışveriş yapabiliyorsunuz. Aynı şekilde biraz uzaktaki müzeye gidip vakit geçirmek de mümkün. Kitap kurtlar için şehrin kütüphanesi etkileyici bir yer. Burada her çeşit kitap var. Çocuklar için özel bölüm bile var. Şehrin kütüphanesi ve müzesi içleri görülen az sayıda binadan birisi. Artık komşularının evlerinin içini görebiliyoruz. Ancak iş yerlerinin ve kamu binalarının içlerini göremiyoruz. Bu oyunun en büyük eksikliklerinden birisi olmuş. Tüm gün iş yerindeyiz tamam komutları yönetiyoruz ama içeride neler yaptığımızı görebilirdik. Bu kadar detaylı bir oyunda zor olmasa gerek. Umarım genişleme paketleriyle bu özellikler gelir. İlginç olarak ise, şehirde dolaşırken, meteor taşları gibi şeyler bulmak mümkün. Ya da çeşitli taşlar bulabiliyoruz. Bunlara değer biçtirip iyi bir fiyata satabileceğimiz gibi. Anı olsun diye de saklayabiliyoruz. Mezarlığa girip dolaşma şansımız var. Mezarlığın içinde yine ilginç ve ürkütücü olaylarla karşılaşıyoruz�
İlişkiler ve yaşam tarzı
The Sims 3'ün RPG unsurları olduğunu söylemiştim. Temelde Sims serisi, gerçek hayatın simülasyonu olarak tasarlandı. Rol yapma unsurlarının da bu oyuna eklenmesi aslında, simülasyon özelliklerini daha da güçlendirmiş. Simsin klasik haline gelmiş ihtiyaç menüleri bu oyunda da var. Ancak The Sims 3 de simler sanal bebek olmaktan çıkartılmış. Düşünceleri ve duyguları olan yaşayan bireyler haline gelmiş. İhtiyaçlarımız artık öyle, zırt pırt azalıp bizi sinir etmiyor. Yani oyundaki tek yaptığımız, simin karnını doyurmak onu eğlendirmek ya da banyoya girmesini sağlamak değil. Oyunda yaptığımız şeylere göre bu özellikler değişiyor. Mesela spor yaparsak yorgunluk ve hijyen düşüyor. Ancak aynı şekilde kendini iyi hissetme özelliği de artıyor. İş yerinde kötü bir gün geçirirsek, simimiz çok yorgun hale geliyor ve tüm neşesini kaybediyor. Neşesini kaybetmesi davranışlarını da etkiliyor. En basit işleri bile yapmayarak, insanları kalbini kıran ve isyankar bir hal alıyor. Eşiyle öpüşmüyor bile. Klasik başım ağrıyor diyaloglarına giriyor. Oyunda simin ruh halini etkileyen özellikler bulunuyor. Bunlar için özel bir menü yapmışlar. Simin çok uykusuz ya da aç olması onun ruh halini kötü halde etkiliyor. Aynı şekilde evden hiç çıkmazsak, sim bir süre sonra saçma sapan hareketler yapıp hafiften delirmeye başlıyor. Mesela çok fazla oyun oynarsak ya da karakteri eğlendirirsek, sim kendini gereğinden fazla iyi hissediyor. Bu halde rahat rahat suç işleyecek hale geliyor. Oyunda başımıza gelen her şey bu ruh hali için bir etken olmuş. Güzel biriyle görüşüp onunla arkadaş mı olduk, hemen simimizin ruh hali artmaya başlıyor. Aynı şekilde ruh hali menüsünde birkaç sim saati sürecek bir bonus beliriyor. Eğer simler iş yerine iyi bir ruh haliyle giderse, daha başarılı oluyorlar ve çabucak terfi almaya başlıyorlar. Kötü ruh haliyle giderse işleri başaramıyor ve patronu kızdırıyorlar. Aynı şekilde bir birlerine davranışları da değişiyor. Kısacası artık siminizi yaşayan bir birey gibi düşünüp ona göre psikolojisini iyi tut zorundasınız. Oyunun grafikleri diğer iki oyuna göre çok daha gelişmiş halde. Özellikler zoomlayınca mekanı daha iyi görebiliyoruz. Mesela buzdolabına zoomlayınca içindeki ürünleri gördüğümüz gibi, etrafa yayılan soğuk buğu da gözüküyor. Bilgisayarda oyun oynarken ekranı zoomlarsanız, oyunu görebiliyorsunuz. Ekranda ufak bir video var ve karakterler hareket ediyorlar. Sim chat yaparken ya da yazı yazarken aynı şekilde, ekranda yazılan yazıları görüyoruz. Televizyonda ise eğitici ve eğlendirici kanallar var� Eşya grubu diğer iki oyuna kıyasla çok az. Sadece temel ihtiyaçlar karşılanmış. Tüketim toplumunun alışkanları oyuna da yansımış. Daha öncede cep telefonumuz vardı ama bu sefer cep telefonuyla fotoğrafın çekebiliyoruz. Bunu yaparken simlerin gözünden görüyoruz. Çektiğimiz fotoları duvara asma şansımız var. Herkesin zevkine göre kullanacağı eşyalar değişiyor. Ancak tek ortak nokta zeki ya da değil tüm simler bir şeyler satın almak istiyor. Kesinlikle tüketim toplumu haline gelmişler. Artık oyun konsolu bile satın alabiliyoruz. Zeki simler sürekli yeni kitap, teleskop gibi şeyler isterken. Daha süslü simler ise sürekli yeni kıyafet yaratmak istiyor. Oyunda aynaya tıklayıp kendimizi yeni kıyafet saç ve sakal modeli verebiliyoruz. Aynı şekilde makyaj da yapmak mümkün oluyor. Simler artık bol bol kıyafet değiştirebiliyorlar. Tüketim toplumunun bir sonucu olarak oyunda her şey pahalı olmuş. Ama yapımcılar alternatif para kazanma yollarıyla, bunu bir nebze de olsa halletmişler. Mesela kitap yazıp satabiliyoruz, ya da uzayda yeni nesneler keşfedip buna istediğimiz adı veriyoruz bu şekilde de para kazanabiliyoruz. Ayrıca, tutuğumuz balıkları ya da yaptığımız resimleri de satabiliyoruz. Bunun dışında para kazanmanın en tatlı yolu ise oyunun sosyal sisteminden geçiyor. Oyunda arada çeşitli yarışmalar ve meydan okuma olayları yaşanıyor. Mesela bunlar, amatör olimpiyatları, yemek yapma ya da en çok kim yiyecek yarışmaları gibi şeyler. Bu tarz yarışmalara katıldığımızda, fırsatlar menüsünde beliriyor. Bazıları için özel şeyler yapmamız gerekiyor. Şu kurabiye yapıp getir tarzı şeyler. Ayrıca devir ekonomi devri mantığıyla oyuna indirim kuponları da eklenmiş. Bunları gazeteden ya da internetten takip edebiliyorsunuz. Bazen çok cazip olabiliyorlar. Mesela markette yüzde 30 indirim, kütüphane de şu tarz kitaplarda yüze 10 indirim gibi�
Gelelim ilişkilere, The Sims 3'ün neredeyse MMPORG gibi olduğunu söylemiştim. Artık yaşayan şehrimizde kendi zevklerimizle ilgilenirken oradan en uygun insanlarla tanışabiliyoruz. Mesela benim karakterim kütüphane de dişi bir sim ile tanışmıştı. Onunla başladıkları kitap muhabbeti sonucu çok fazla ortak yönleri ortaya çıktı. Artık simlerle sohbet etmek öylesine değil. Sim dilini anlamadığımız için yapımcılar ekranın sağ ve sol köşelerine konuşmaları özetleyen baloncukları koymuş. Her karakterin özel traitleri olduğu için sohbetle bunları çözmeye çalışıyoruz. Sonuçta çok fazla benzer traiti olan simler bir biriyle sıkı dost ya da sevgili olabiliyorlar. Yeni eklenen özellikler menüsü bu konuda bize çok yardımcı oluyor. Biriyle konuşurken bu özellikler kısmına tıklayınca, sahip olduğumuz kişisel özelliklere uygun konuşma seçenekler çıkıyor. Mesela karakter müzisyense, müzikle ilgili özel sohbetler ediyor. Bu şekilde insanlara kendimize hayran bıraktığımız gibi düşman hale de getirebiliyoruz. İster bir havuz partisinde, isterse chat odasında tanışın iyi anlaştığınız simler peşinizi bırakmıyorlar. Sizi sürekli arayıp bir yerlere davet ediyorlar. Sizde onları eve çağırabiliyorsunuz. Eve çağırdınız simlerle arkadaşça takıldığınız gibi, onunla tek gecelik ilişki yaşama şansınız da var. Ancak eğer sim evliyse ya da gönlü yoksa bunu taciz sayıyorlar ve durumlar değişiyor. Yapımcılar oyuna eşcinsel ilişkilerde eklemişler. Anlaşılan EA bayağı ileri görüşlü çünkü oyunda eşcinsel evlilikler de var. Hatta bazı eşcinsel karakterler heteroseksüellerden daha bir aşkla bir birlerine bağlılar. Partiler simlerin vazgeçilmezlerinden birisi. Karakterlerimiz genellikle parti istiyorum diye tutuyorlar. Artık parti planlama sistemi sayesinde, partinin gününü saatini ve partiye gelinirken ne giyilmesi gerektiğini ayarlayabiliyoruz. Eğer parti güzel giderse simin morali tavan yapıyor. Kötü giderse tüm konuklar size hakaret ediyor ve simimiz bunalıma giriyor. Oyunda geniş çaplı bir spor faaliyetimiz de var. Radyoyla, televizyonla, sokakta koşarak ya da aletle çalışarak spor yapabiliyoruz. Spor yaparken de bunun koşullarını biz ayarlıyoruz. İstersek hafif şekilde öylesine spor yaparken istersek onların canlarını çıkartacak sert antrenmanlar da yaptırabiliyoruz. Ayrıca sporda belirli seviyeye gelmiş simler bir birlerine antrenmanda yaptırabiliyorlar. Bu şekilde spor yapmak çok daha hızlı oluyor�
The Sims: İbret Edition
Sırada oyunun en ilginç yönlerinden birisi var. Yani doğum ve ölüm döngüsü. Karakterlerimiz doğduğu gibi ölebiliyorlar da. Yapımcılar oyuna ilginç bir ayar eklemişler. Ayarlar menüsünden karakterimizin yaşamını The Sims 1 deki gibi ölümsüz de yapabiliyoruz The Sims 2'deki gibi ölümlü de yapabiliyoruz. Ancak simlerin yaşlanmasını kapatırsak, çocuklar da doğmuyor. Oyunda üç tane zaman bölümü var bunlardan birisi hızlı normal ve uzun oynama süresi. Hiç bir ayar yapmazsak oyun otomatik olarak normal oynama süresiyle başlıyor. Ancak bir sorun var, simler bu şekilde çok çabuk yaşlanıyorlar. Aşağı yukarı bir haftalık gerçek zaman sürecinde simleriniz bir bakmışınız yaşlanmışlar. Daha hayat ki amacınızı gerçekleştirmeden bir bakıyorsunuz simler ömürlerinin sonuna gelmişler. Yaşlanınca emekli olma şansımızda var. Günlük olarak belirli bir miktar ödeniyor bize. Yaşlıların hareketleri çok gerçekçi olmuş. Bir anda giydikleri kıyafet bile değişiyor. Oyunun başında yarattığımız yüz çok başarılı şekilde yaşlanıyor. Yaşlanan simler daha yavaş yürüyor ve biraz daha dayanıksız hale geliyor. Size tavsiyem oyunu ya bir süre yaşlanma kapalı oynayın ya da en uzun süreli hale getirin. Aksi takdirde oyun The Sims: İbret Edition haline geliyor. Bir anda gençlik gidiyor, ne çocuk yapabiliyorsunuz ne de tam anlamıyla gezip dolaşmış oluyorsunuz. Sadece biz değil tüm şehir yaşlanıyor. Arkadaşlarımız sırasıyla ölüyorlar. Ölüm döşeğindeyken şu sime git ölmek üzere diye oyun bize haber veriyor. Bir süre sonra bakmışınız ki, tüm arkadaşlarız ölmüş onların çocukları etrafta dolaşıyor. Hamilelik aşağı yukarı üç sim günü sürüyor. Artık dişi simleri hamile bırakmak için öpmek yetmiyor. Biraz daha gerçeğe yakın işlemler uyguluyoruz. Anne simlerin doğum boyunca yaptıkları şeyler ve içinde bulundukları ruh hali bebek simleri de etkiliyor. Bu ruh haline göre simin kişiliği ve özellikleri oyun tarafından beliriyor. Doğumu hastanede yaptığımız gibi, evde de yapabiliyoruz. Doğuma anne simler eşleriyle birlikte gidebiliyorlar. Ama hiç kimse yok yanlarında ve evin arabası yoksa hamile simler doğuma koşarak ya da bisikletle gidebiliyorlar. Oyuna hamilelik sürecindeki ortamın bebek simlerin kişiliğini etkilemesi gibi yaratıcı bir detay etkileyen yapımcılar ne düşünüp de böyle bir şey yapmışlar bilemiyorum. Artık bebek simler de ailenin bir parçası. Onları da aile penceresinden kontrol edebiliyoruz. Çocuklar simler okula gidiyor ama okulda oyunun önemli bir parçası. Yaramaz simler okuldan ceza yiyebiliyorlar�
The Sims 3
Cem Süer 20.06.2009
Bir de sakın faturaları ödemeyi unutmayın yoksa evinize garip vakum makineli sapık icra memurları geliyor. Sırf bu görüntü bile insanı çileden çıkartmaya yeter. Eşyaların parasında göre zırt pırt bozulma durumları devam ediyor. Ancak artık eli tamire yatkın insanlar sadece bu bozuk aletleri düzeltmiyorlar, onları geliştirebiliyorlar da. Eşyalar kırılmaz ya da kendi kendine tamir edilebilir hale getirebiliyor. Daha önce bahsettiğim kendimize verdiğimiz sözler kısmı da oyunun yeni bir özelliğiyle bağlantılı. En iyisini sona sakladım. Kendimizi verdiğimiz sözleri tutukça, karakterimiz hayat puanları kazanıyor. Bunları bir nevi, tecrübe puanı da diyebiliriz. Daha sonra özel bir menüden bu puana göre yeni özellikler seçebiliyoruz. Bu oynanışı çok etkiliyor. Mesela daha hızlı iyileşme özelliği ya da partilerde herkesi memnun etme özelliği alabiliyoruz. Aynı şekilde iş yerinde çok daha başarılı olma özelliğinden istediğiniz yere teleport olmaya kadar çeşit çeşit yeni özellik kazanabiliyoruz. Eğer hayatta ki amacımızı yerine getirirsek 30 bin hayat puanı kazanıyoruz ve rahat rahat istediğimizi yapabiliyoruz. The Sims 3'ü yapay zekası diğer iki oyuna göre çok gelişmiş. Gerçi arada sapıtıp çok komik buglara neden olsalar da genelde simlerimizin yaşaması için bize pek ihtiyaçları yok. Karakterlerine göre gidip, aynada kendilerini izliyorlar ya da kitap okuyorlar. Yemek yapıyorlar tabakları yıkayıp temizlik bile yapıyorlar�
World of Simcraft
Oyunda az eşya olduğunu söylemiştim. Hemen herkesin şikayet ettiği durum da bu zaten. Bunun iki nedeni olduğu çok belli birincisi, gelecek olan genişleme paketler için oyuncuları aç bırakmak. İkincisi ise oyuna yerleştirilen, yaratıp paylaşma özelliğini tetiklemek. Artık oyunun ana menüsünde, eşya ve sim download ya da upload etmek için ayrı bir menü var. Buradan başka oyuncular tarafından tasarlanmış eşyaları yükleyebiliyoruz. Aynı şekilde kendi tasarladığımız ve yaratığımız simleri de paylaşıyor. Bunun dışında sim para diye yeni eklenen bir özellik sayesinde oyunun resmi sitesinden, kasabalar ve yeni eşyalar satın almak mümkün. Orijinal oyun 10 euro değerinde sim parası hediye ediyor. Peki, nereden geliyor bu sim paraların kaynağı? Tabii ki sevgili oyuncuların kredi kartlarından geliyor (neyse ki Türkiye EA tarafından desteklenmiyor, o yüzden bizim de ceplerimizden para eksilmiyor - Emre Acar. Daha önceleri de oyuna internetten bir şeyler yüklemek ya da satın almak mümkündü. Ancak bu sefer MMPORG ya da Pet Society gibi oyunlarda bulunan sistem uygulanmış. Belirli bir şey ücretsiz veriliyor ama evi döşemek için cebinizden de para harcıyorsunuz. EA en büyük para kaynağını daha da ilginç bir şekilde kullanmaya karar vermiş. Free to play mantıklı oyunlar zaten, ürünlerini satmıyorlar. Bunun yerine eşya filan satıp para kazanıyorlar. Çoğu da ufak firmalar büyümek için böyle yapıyor. Ancak en zengin oyun firmalarından birisinin böyle bir şey yapmasını pek hoş karşılamadım. Özellikle bu oyunu kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere normalde pek bilgisayarla haşır neşir olmayan insanlar oynadığına göre, onları bağımlı yapıp para kazanmanın en iyi yolu olmuş�
Oyunun yapısı ve bu yeni para kazanma sisteminden anladığımız kadarıyla EA bir Sims MMPORG'u üzerinde çalışacak gibi duruyor. Bu oyunda, bir nevi bu fikirlerini test etmişler. Kısacası bu sefer The Sims 3 gerçekten, bir yaşam simülasyonu olmuş. Eksiklileri olsa da bunun firma tarafından bilerek yapıldığını düşünüyorum. Ne de olsa daha çok para kazanacaklar bu oyun üzerinden. Yazımı bitirirken sizlere, serinin Türklere ait fanatik sitelerinin adreslerini vermek istiyorum. Buradaki üyeler, özel eşyalar ve karakterler satıp bir birleriyle paylaşıyorlar. Oyunda çektikleri videoları dizi haline getirip yayınlıyorlar. Eğer Sims ile fazla ilgili olacaksanız buralara girmeniz de fayda var. Son olarak uyarmak istiyorum, oyuna fazla takılmayın hayatı simüle etmek yerine gerçeğini yaşayın. Aksi takdirde zamanın su gibi akıp gittiğini göreceksiniz.